KİŞİSEL HEDEFİN NEYE BENZİYOR?

Hedeflere yönelik performans sistemi, hedefler nasıl belirlenir, nasıl ölçülür konularında tonla kaynak bulmak mümkün. Beni düşündüren konu deneyimin kendisi, yani hedeflerime doğru ilerleme sürecimi nasıl yaşıyorum? İnsanın tıkandığı ya da çok başarılı olduğu yer aslından bu deneyimin kendisi.

Hedeflerim ile ilgili net olmadığım, nereye gideceğimi ve ne yapacağımı bilmediğim zamanlarda işin içinden nasıl çıkacağım?

Ben kılavuz olması adına, aşağıdaki soruları sorarak kendime bir yol ve netlik bulmaya çalışıyorum.
Sorularımı merakla size yansıtarak paylaşmak istiyorum. Bu sorular yılların birikimi ile oluştu bende, her birinin bir hikayesi ve dokunduğu yer ayrı bende.

Öyle hemen hızlı cevaplamaya falan çalışmayın. Yavaş, dura dura, zaman ayırarak ve içselleştirerek cevaplamak önemli. Mesela ilk soru olan “kişisel hedefin neye benziyor?” sorusu neden kişisel hedefin ne? diye sorulmadı bu önemli. Çünkü ne sorusuna cevap vermek kolay ve bu zaten tanımlı olabilir ve bunu biliyor olmak bizi harekete geçirmeye yetmiyor. Neye benzediğini tanımlamak motive edici olabiliyor ve bir o kadar da eğlenceli olabiliyor.

Siz de bu soruları cevaplamaya çalışın. Yorumlarınızı, sorularınızı ve cevaplarınızı merakla bekliyorum.

🎯 Kişisel Hedefin neye benziyor?
💖 Hedefine ne kadar yakınsın?
🎯 Hedefinin gerçekleşmesi için neye ihtiyacın var?
💖 Hedefine doğru ilerliyorken nelerin farkına varıyorsun?
🎯 Hedefine varınca ne olacaksın? Neler olacak?
💖 Hedefine varmak için yardım alsan bu ne olurdu? ve Hedefine yaklaşmak için şimdi bir adım atıyor olsan bu ne olurdu?

❓Sorularınız ve yorumlarınızı instagram hesabımdan da paylaşabilirsiniz.

https://www.instagram.com/burakakalincoaching/

Ego’muzun sesi, sabotörlerimize dikkat

“Özür dilerim” veya “pardon hata yapmışım” demek. “Zırhlarımızı port-mantoya asmak” çok mu zor?

egoEn son ne zaman özür dilediniz çalışma arkadaşınızdan? En son ne zaman ekibinizin önünde bir pazartesi toplantısında hatanızı kabul ettiniz ve “pardon ben yanlış yaptım, üzgünüm” dediniz? Bunları gönülden yaptığımızda veya söylediğimizde ne olacak? Hayat daha da mı zor yoksa daha mı kolay olacak? Bundan bizi alıkoyan nedir? Continue reading “Ego’muzun sesi, sabotörlerimize dikkat”

Farkında olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu

Bana sorarsanız insanları birbirinden ayıran en önemli nokta bu, kaynakları nasıl değerlendirdiğimiz.

Her insan özünde tam, bütün ve istediğini yapabilecek tüm kaynaklara sahiptir. Bunun ya farkındadır ya da değildir.

Kaynaklar sadece bütçe, araç, gereç gibi maddi değil; bir fikir, bakış açısı, kararlı olmak, cesur olmak, tutkulu çalışmak, enerji, işbirliği gibi daha çok bizi biz yapacak değerlerdir de aynı zamanda.

Kaynaklara bu şekilde yaklaştığımda, farkında olanlar olmayanlar, konu daha da bir netleşiyor.

sense of resources

Farkında olmayanlar; “böyle gelmiş böyle gitmiş veya gider” diyenler.

Hayatı kendi kaynakları ile yaşayamamak, yaşamamak… Buna şahit olmak bile bir sorumluluk bizler için. Lütfen böyle tanıdığınız kişiler varsa sağınızda solunuzda destek olun farkına vardırın. Bunun için de en iyi yöntem “yapıcı bir geri bildirim”.

Farkında olanlar; işte burada bilinçli bir seçim yapıyoruz çünkü farkındayız. “Böyle gelmiş, böyle gitmez”dedirtiyor bu bana.

Kaynaklarımızın, onu nasıl kullanacağımızın farkındayız. Hayal kurup, commit ederek, kendi atılımımız için de kullanabiliriz ya da farkında olmayanların bilinçsizce yaptıkları gibi potansiyelimizi minimumda kullanıp, hedeflerimizin, amacımızın çok daha azını gerçekleştirip, yine de “başarılı” olup farkındalığımızı, limitlerimizi daha da sınırlarız.

Hayatımızda, farkında olduklarımız için, alternatifleri üretmek ve bilinçli seçim yapmak bizim elimizde.

Sevgiler
Burak

Bir İnsan Kaynağı Yolculuğu

13076655_10209024422991803_4785291944496440247_n

View original post