Ego’muzun sesi, sabotörlerimize dikkat

“Özür dilerim” veya “pardon hata yapmışım” demek. “Zırhlarımızı port-mantoya asmak” çok mu zor?

egoEn son ne zaman özür dilediniz çalışma arkadaşınızdan? En son ne zaman ekibinizin önünde bir pazartesi toplantısında hatanızı kabul ettiniz ve “pardon ben yanlış yaptım, üzgünüm” dediniz? Bunları gönülden yaptığımızda veya söylediğimizde ne olacak? Hayat daha da mı zor yoksa daha mı kolay olacak? Bundan bizi alıkoyan nedir? Continue reading

Uzak durma donarsın, yakın olma yanarsın!

uzakdurmadonarsınyakınolmayanarsın2Bu yazımın başlığı aslında şaka ile karışık bir söylem. Yakından tanıdığım eski bir yöneticinin şaka ile karışık yönetim felsefesi de diyebilirim. Çalışanlar ile yöneticileri arasındaki ilişkinin temelleri üzerine yazacağım bugün, yöneticilerin çalışanlarının kişiliğini anlamaları ve buna göre davranmaları üzerine.

Bugünkü metafor “Güneş”. Yaklaşınca yanabilirsin, uzaklaşınca da donabilirsin. Mesafeni çok iyi kollaman gerekiyor. Şaka bir yana, çalışanlar ve performansları üzerine yapılan araştırmalara göre, yöneticilerin çalışanların kişiliklerini tanımaları ve bilmeleri, ve buna göre çalışanlarına yaklaşmaları, onların performanslarını olumlu anlamda yükseltmekte. Sadece performans değil, bağlılık, motivasyon gibi kavramlar da bu ilişkiden olumlu olarak etkileniyor. Continue reading

Denemek ve hata yapmak konusunda ne derece başarılısınız?

Havuç-Sopa yaklaşımının çöküşü milenyum nesli ile hızlandı. İşe girerken adaylar artık, “kendi kararlarımı ne derece verebileceğim”, “nekadar serbest olabileceğim” gibi sorular sorarak kurum kültürünü test ediyorlar. Bu özellikler beraberinde hata yapmayı getirdiği için şirketler hala buna sıcak bakmıyor. Çünkü hata eşittir kaybedilen zaman ve kazanç.
Malesef hala performansı ölçmede en önemli faktör, hata yapmamak, yani verilen performans hedeflerini harfiyen uygulamak, zamanında yapmak, bitirmek. Hata yaparsak ne olur, zamanında ve istendiği şekilde bitmez hedefler, ozaman hataya yer yok mesajı veriyor bu sistem çalışanlara. Bu sistem artık işlemiyor çünkü hatasız olmak zorunluluğu çalışanların performansını da limitliyor sonra da yok efendim hadi atılım yapalım, rakiplerimizi aşalım geçelim. Bekle geçersin! Continue reading

Hayal et, merak et ve inan

Kimisi kendi kendini kanıtlayan kehanet diyor, kimisi “çağırdım geldi” diyor, kimisi “40 kere söylersen olur”, kimisi de bunu evren ile ilişkilendiriyor. Aslında hepsi aynı. Aklıma Oprah Winfrey’in sözü geldi: Continue reading

Hastalık mevsimi ve evden çalışmak

İlkbahar çok güzel, ancak şu kıştan ilkbahara geçiş yok mu, insanı hasta ediyor. Hava bir sıcak, bir soğuk, bir rüzgarlı. Ben de çarpıldım ve hastalandım maalesef, bu nedenle de bir süredir yazamadım. İlk aklıma gelen de bu konu oldu. Hastalık mevsiminin İK ile ne alakası var diyebilirsiniz, mevsim olarak yok tabii ama insan olarak var:)

Tabii burada konumuz çalışan insanlar ve onların çalıştığı şirketler. Hastalık (grip, nezle, vb) hem bir bahane hem doğal bir süreç. Biz hastalanmasak çocuklarımız sevdiklerimiz hastalanıyor ve dolayısı ile endişeleniyoruz, onların yanında olmak istiyoruz. Gönül ister ki hiç hastalanmasın kimse.

Çeşitlilik (diversity), günümüzde şirketlerin önem verdiği ve önceliklendirdiği bir konu. Hastalıkla ne alakası var çeşitliliğin? Nasıl olmaz, var tabii! Continue reading

Yeni mezun oluyorum, cv’me ne yazacağım ki?

CV2

 

Evet arkadaşlar, bu benim zamanımda belki mezun olan öğrencilerin düşündüğü birşey olabilir ama bu zamanda hakikaten de değil. Staj yapmak sadece bir şirkete gidip orada bilmediğiniz birşeyleri öğrenmek değil, aynı zamanda, yeni şeyleri öğrenirken de bunları kullanarak karşı tarafa değer katabilmek, yoksa sadece öğrendiğiniz ile kalır, staj zamanınızı iyi bir şekilde değerlendirmiş olursunuz, mükemmel bir şekilde değil.

CV Geliştirme ve Mülakat Deneyimi Danışmanlığı yapmaya başladıktan sonra insanlar bana sormaya, yazmaya başladı.  İhtiyaç olacağını düşündüğüm için gözlemlediklerimden edindiğim bilgileri herkesin faydasına derlediğim. Başlıktan da anlayacağınız üzere, “yeni mezun oluyorum, CV’me neyi nasıl yazacağım?” sorusuna cevap olabilecek tavsiyelerimi bu yazımda okuyabilirsiniz. Unutmadan söyleyeyim,

Ne yapılması gerektiğini yazdım, nasıl pratik edilir onu anlatmam lazım:)

Continue reading

bana ‘plug&play’ adam lazım

talent.jpg

Evet yazının başlığı biraz tuhaf, bunu kim söylemiş olabilir? Tecrübelerime ve gözlemlerime göre, bu cümle genellikle teknoloji şirketlerinde veya şirketlerin teknoloji departmanlarında işe alım yapan yöneticinin, işe alımcıya pozisyon hakkında bilgi verirken kullandığı tanımlardan birisi, duymuş olabilirsiniz.

Peki nedir bu ‘tak-çalıştır’? Bilgisayara takar takmaz çalışan bir external ürün, veya yazılım olabilir. Aslında ürünün içinde kendi kendini kurması ve çalıştırması için herşey mevcut, siz sadece takıyorsunuz o da çalışıyor.

Vallahi bundan daha iyi anlatamam, İK’cıların (İşe Alım Yöneticisi, İnsan Kaynakları İş Ortağı) işe alım yaparken yaşadıklarını 🙂

Bu konuda yazılacak çok şey var,

Neden plug&play (tak&çalıştır) adaylar, çalışanlar isteriz? Bu soruya cevap verirken, 1000’lerce gözlemden elde ettiğim özeti yazıyorum.

Continue reading