Terfimi aldım, sıra koçluk almakta

Featured

Bir süredir yazı yazmamıştım, zaman çok hızlı akıyor. Bu seferki yazım hepimizin o ya da bu şekilde peşinde koştuğumuz bir konu: “bir terfi” hatta “yönetici, müdür, lider” olmak üzerine. Daha fazla sorumluluk almak, bir ekip ile beraber performans göstermekten sorumlu olmak, farklı ve yeni beceriler istiyor. Bu tıpkı Joseph Campbell’in “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu” eserinde bahsettiği “Maceraya Cagri” da oldugu gibi, yani sonunda dönüşümün kaçınılmaz olduğu bir yolculuk. Bu yazım, bu yeni maceraya çıkarken nasıl “akıl yürütmemiz” gerektiği ile alakalı.

Biliyorsunuz terfi edip yönetici olduğunuzda sadece ücret bandınız, yanhaklarınız, pozisyonunuzun ismi ve statünüz değişmiyor. Hayatınızda bir çok şey değişiyor. Evet çok çalıştınız çabaladınız ve haklı olarak bu yeni ve zorlu göreve geldiniz. Bu terfiyi hak ettiniz. Bunun anlamı “İşler artık eskisi gibi olmayacak, değişecek” Sizin kendinizden beklentiniz (eğer kendinizin farkındaysanız!), yöneticilerinizin, ekibinizdeki arkadaşlarınızın, sizden iş bekleyen tüm paydaşlarınızın sizden beklentisi birdenbire değişecek. Evet 1.günden itibaren içine gireceğiniz, arasından geçeceğiniz bu değişim sizi zorlayacak. Hele ki, bireysel olarak çalışan olduğunuz bir rolden, bir veya daha fazla kişiyi yöneteceğiniz bir role geçtiğiniz bir durumda bu değişim daha da karmaşık bir hal alacak. Peki ne olacak şimdi?

Continue reading

Kariyeriniz için bir planınız var mı, yoksa rüzgar nereye eserse oraya mı?

executive career

Kariyeriniz, emek verdiğiniz, hatalarınız ve öğrenimlerinizle dolu size ait olan bir deneyimler zinciri. Bazı kişiler  için kariyerleri çok önemli olabilir, bazıları için de geri planda kalabilir. Kariyerinize yön vermek için yeni fırsatlara bakmak, onu yeni deneyimlerle, öğrenimlerle şekillendirmek bilinçli olarak yapıldığında sizi hedefinize ulaştırabilir. Ancak  bir headhunter’ın günün birinde sizi araması ve sizin de arayışınız olsa da olmasa da bu görüşmeye gitmeniz gibi bir yolda ilerliyorsanız, kariyerinizin direksiyonunda siz yoksunuz gibi geliyor bana, işinizi biraz da şansa bırakıyorsunuz sanki. Continue reading