Kariyeriniz için bir planınız var mı, yoksa rüzgar nereye eserse oraya mı?

Kariyeriniz, emek verdiğiniz, hatalarınız ve öğrenimlerinizle dolu size ait olan bir deneyimler zinciri. Bazı kişiler  için kariyerleri çok önemli olabilir, bazıları için de geri planda kalabilir. Kariyerinize yön vermek için yeni fırsatlara bakmak, onu yeni deneyimlerle, öğrenimlerle şekillendirmek bilinçli olarak yapıldığında sizi hedefinize ulaştırabilir. Ancak  bir headhunter’ın günün birinde sizi araması ve sizin de arayışınız olsa da olmasa da bu görüşmeye gitmeniz gibi bir yolda ilerliyorsanız, kariyerinizin direksiyonunda siz yoksunuz gibi geliyor bana, işinizi biraz da şansa bırakıyorsunuz sanki.

Okumaya devam et

Bu 4 Özellik ile CV’nizde FARK YARATIN!

Hem bir İK’cı hem de bir İşe Alım Profesyoneli olarak CV’nizin İK tarafında veya işe alım yapan yönetici gözünde, karşıdan nasıl göründüğünü bilmek ve buna göre hazırlanmak bazıları için çok iyi gelebilir. Bunu düşünerek bu yazıyı hazırlamak istedim. Şu bir gerçek ki GÜÇLÜ bir CV herzaman ilgi çeker ve size mülakat davetiyesi çıkartabilir. Bu konuda daha önce yazdığım yazılardan birisini buradan okumanızı tavsiye ederim.

Başvurduğunuz işi istediğiniz kadar rahat yapıyor olun veya yapacak öğrenecek tüm becerilere ve istekliliğe sahip olun, yine de VASAT bir CV sahip olduğunuz becerileri ve içinizdeki bu istekliliği enerjiyi karşı tarafa geçiremez ve bu nedenle MÜLAKAT DAVETİ ALMIYOR OLABİLİRSİNİZ.

Başvurduğunuz o İŞİ YAPABİLECEĞİNİZİ KANITLAMAK için CV’nizin GÜÇLÜ ve FARKLI olması ŞART.

GÜÇLÜ bir CV ile FARK YARATMAK için şu 4 özelliğe MUHAKKAK dikkat edin derim:

Okumaya devam et

CV Önyazısı; Kim okur ki?

‘Kim okur ki?’ diye düşünmemenizi tavsiye ederim, çünkü özgeçmişlerin önüne yazılan, veya e-mail ile iletilen “ön yazılar” (CV Cover Letter) çok da güzel okunuyor. Ön yazının doğru ve etkileyici olarak yazılması işe alım süreciniz için olumlu bir izlenim bırakacaktır. Peki ön yazılar nasıl okunuyor? Okuyan işe alım uzmanı ve yönetici sıkılarak mı okuyor, heyecanlı bir hikayeyi okursun da devamını merak edersin gibi mi? Bu tamamen yazılan ön yazının içeriğine ve yazım stiline bağlı.

Okumaya devam et

CV’nizin en can alıcı yerine siz ne yazmışsınız?

CV2Bir CV’nin en can alıcı yeri neresidir? İşe alım yöneticisinin ona baktığında “evet işte bu adayı görüşmeye çağırmalıyım, tam da bu pozisyona uygun” dediği yer neresidir? En önemlisi başvurduğunuz pozisyonu başarabileceğinizi gösteren, ilgili olan meziyetlerinizi yani becerilerinizi özenle sergilediğiniz yer neresidir? Okumaya devam et

Üstesinden geldiğim birçok iş var aslında, başarılıyım peki neden beni mülakata davet etmiyorlar?

Çalışırken üstesinden geldiğimiz bir çok iş var. Bunlara tamamladığımız, bitirdiğimiz, başardığımız işler de diyebiliriz. Yıllar geçtikçe bunların zorluk dereceleri daha da artar ancak biz nedense bunları CV’mize yazmak yerine CV’mizi geçmişte yaptığımız rollerin sıkıcı ayrıntıları ve sorumlulukları ile doldururuz. Sorumlu olduklarımızı yazmayı çok severiz çünkü ne kadar çok sorumluluk o kadar büyük bir iş demektir bizim için. Görev tanımımızda 0lan maddeleri yazarız da yazarız. “2 sayfa, 3 sayfa yetmez 4 sayfa olsun, aldığım eğitimleri de ilgili ilgisiz yazayım daha fazla görünsün” ki CV’yi okuyan kişi etkilensin ve “bu kişi ne kadar da başarılı, mülakata davet edelim hemen” desin.

Evet, CV sahibi olarak aklımıza gelen ilk şey “başarılı” görünmek, belki çalıştığım şirkette başarılı olduğum bana hissettirilmiyor, uzun zamandır beklediğim terfiyi alamadım ve kızgınım, bu nedenle iş arıyorum.

Okumaya devam et

Bilgi, beceri ve yetenek aynı şeyler midir? Nasıl geliştirilebilirler?

Bilgi, beceri, yetenek terimleri bazen birbiri ile iç içe geçer ve sanki aynı anlamları taşıyormuş gibi kullanılabilirler. Evet birbirine karıştırması çok kolay, genelde de beraber kullanılabilirler ; ‘bu role gerçekten bilgili-becerili birisini istiyorum artık’. Hemen göze çarpmasa da üç terim de birbirinden farklıdır aslında.

Bilgi, bir konuda öğrenme, araştırma ve gözlem yolu ile elde ettiğimiz olgulardır. Mesela etkili sunum yapma ile ilgili derin bilgiye sahip olabilirim, bu etkili sunum yapabileceğim anlamına gelmez, sadece bu konuyu bildiğim anlamına gelir.

Beceri; eğitim veya tecrübe yolu ile elde ettiğimiz maharettir. Becerili olduğumuz işi ustaca yapabileceğimizi söyleyebiliriz. Mesela etkili sunum yapma örneğinden devam edecek olursak, herhangi bir eğitimi tasarlamak için ‘etkili sunum yapma’ ile ilgili becerimi sergileyebilirim. Beceriler genelde öğrenilerek edinilirler. Yani bir konudaki becerimi bilgi transferi ile geliştirebilirim.

Yetenek ise, bir şeyi yapabilme kabiliyetimizdir. Beceri ve yetenek arasında ince bir çizgi bulunur. Yetenek öğrenilmeden kazanılmış ve sahip olduğumuz bir güçtür. Mesela, sahip olduğumuz ; ‘topluluk karşısında sıkılmadan, rahat, kendimize güvenli bir şekilde konuşabilme’ yeteneği, etkili sunum yapabilme becerimizi geliştirmemize çok büyük destek olacaktır.

Bu terimleri birbiri ile karıştırarak kullanma eğilimimiz genellikle kariyerimizde bu 3 terimin de ‘olmazsa olmazlardan’ olduğu içindir. İşe alım sürecinde bilgi, beceri ve yeteneği araştırır işe alımcılar, yöneticiler çalışanlarının terfisine karar verirken yine bu üçlüye odaklanırlar, terfisi düşünülen kişi bilgili, becerikli ve yetenekli midir? Bunun için değerlendirme merkezleri yapılır.

Okumaya devam et