Yuruyerek Kocluk

yuruyerekkocluk

Kocluk seanslarini yuruyus ile birlestirme fikri kisa bir zaman once yuruyus yaparken aklima geldi, neden olmasin dedim. Aslinda her gun yuruyuse cikiyordum, kocluk da yapiyorum, peki yururken kocluk yapmak nasil bir aktivite?

Yasam koclugu, kisiyi bulundugu yer ile gitmek istedigi yer arasinda bir kopru, bir yol. Yurudugumuzde de bulundugumuz yerden, gitmek istedigimiz yere dogru yol aliyoruz. Bu durumda her ikisi de bulundugumuz yerden gitmek istedigimiz yere varmak icin yaptigimiz birer aktivite, eylem, bir arac. Hem yuruyus hem kocluk, her iki yolda da bedenimiz; duygularimiz, dusuncelerimiz, davranislarimiz, ruh halimizi olumlu anlamda degisiyor, donusuyor. Ikisini birlestirmek, yani hem yuruyus hem koclugu ayni anda yapmak nasil bir sey? Denemeden bilemezsiniz 🙂

Yasam koclugunun ve yuruyus aktivitesinin faydalarini birlestirdigimde ikisinin birlikte fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak daha guclu etkilerinin oldugunu tecrube ediyorum.

Yurumek kaslari calistiracagindan kan dolasimini hizlandirir ve bedeni sakinlestirip enerjisini tekrar kazandirir. Yuruyus, oksijen ve sekerin beyninize daha verimini erismesini saglayacagindan, zihninizi daha fazla calistirir. Bu da zihninizin rahatlamasini saglar, zihninizin ve dusuncelerinizin netligini arttirir yani daha hizli ve net focuslanmanizi saglar. Mutluluk hormonu olan endorfin salgilanmasi da bonus olarak yaniniza kalir.

Acik havada yapacaginiz bir yuruyus cevreniz ile olan farkindaliginizi arttirip, butun duyularinizi kullanmanizi saglayacagi icin, sakinlestirici etkisi olacaktir. Sakinlestirici etki problem cozmeye ve bunu yaparken yaratici olmanizi saglar. Kocluk sayesinde de karsilastiginiz problemlere daha once dusunemediginiz bir acidan yaklasabilir, cozum icin sahip oldugunuz kaynaklariniza daha istekli ve motive erisebilirsiniz. Hayatiniza dogru yerden bakmak, dogru secimler yapmak ve harekete gecmek koclugun size kazandiracaklari olacaktir.

Londra’da olanlar icin, koclugu yuruyerek deneyimlemek isterseniz, bana burakakalin@icloud.com adresine mail atarak ulasabilirsiniz.

Sevgiler,

Burak

Ego’muzun sesi, sabotörlerimize dikkat

“Özür dilerim” veya “pardon hata yapmışım” demek. “Zırhlarımızı port-mantoya asmak” çok mu zor?

egoEn son ne zaman özür dilediniz çalışma arkadaşınızdan? En son ne zaman ekibinizin önünde bir pazartesi toplantısında hatanızı kabul ettiniz ve “pardon ben yanlış yaptım, üzgünüm” dediniz? Bunları gönülden yaptığımızda veya söylediğimizde ne olacak? Hayat daha da mı zor yoksa daha mı kolay olacak? Bundan bizi alıkoyan nedir? Continue reading

Hayal et, merak et ve inan

Kimisi kendi kendini kanıtlayan kehanet diyor, kimisi “çağırdım geldi” diyor, kimisi “40 kere söylersen olur”, kimisi de bunu evren ile ilişkilendiriyor. Aslında hepsi aynı. Aklıma Oprah Winfrey’in sözü geldi: Continue reading

Mutsuz çalışan yoktur.

Bu sabah metroda işime gidiyorum her gün yaptığım gibi. Şans eseri oturacak bir yer buldum, açtım kitabımı okuyorum. Okuduğum kitap ‘Her Şeyin Başı Blog’. Bu blogumun ilk yazısı, heyecan var tabii ama nereye kadar? diyorum kendi kendime ve aklıma gelenleri yazmaya başlıyorum. Bir yandan da bu kitabı okumaya başladım, blog nedir, nasıl yazılır, nelere dikkat etmek gerekir gibi sorulara çok güzel cevaplar buluyorum Salih Seçkin Sevinç’in kitabında.
Bu arada bu kitap ile de geçen haftaki MCT’nin İK Zirvesinde karşılaştım ve hemen aldım. Tamamen tesadüf, aklımda bile yoktu. Bu nedenle yazılarım da şimdilik tamamen doğaçlama olacak, konular karşıma çıktıkça, aklıma geldikçe yazacağım. Eğlenceli olacağa benziyor, doğaçlama dediysem öyle her konuda değil, sizlerle ortak noktamız İnsan Kaynakları olacak. Dile kolay 16 yıllık İK Kariyeri, şirketler, görevler, terfiler, hedefler, süreçler, sistemler, kararlar, olurlar, olmazlar, doğrular, yanlışlar, değişimler…dolmuşum tabii, bugüne kadar da hiç yazmamışım, çıkıverdi birden bire içimdeki bloglama aşkı. Bakalım göreceğiz nereye gidecek bu iş. Yine sloganım olan ‘nereye kadar?’ diyerek, uzatmadan hikayeme devam ediyorum.

Continue reading