Liderlik dersleri veren bir film.

Beğenerek seyrettiğim bir film ‘Burnt’ (Bradley Cooper, Sienna Miller, Daniel Brühl) hem eğlenceli hem de liderlik, işbirliği ve takım çalışması konularında çok etkin ve duygulara hitap eden dersler içeriyor.⁠


Filmi izlerken ve sonrasında düşünürken fark edebildiğim dersler şunlar oldu:⁠ bunlar tabii yeni değiller, ama zamansızlar yani her zaman etkili şekilde işe yararlar, yarayacaklar, emin olun.⁠

  1. Hedefleri kendi başınıza aşmanız imkansız, siz siz olun üzerinizdeki yükü, engelleri hedefleri ekibinize paylaştırın, sakın ben yaparım, hallederim demeyin – artık uzman değilsiniz, bir ekibiniz var. Ve işler, hedefler tek başınıza yapabileceklerinizden çok daha büyük.⁠
  2. Ekibinizin yetenek havuzunu geliştirin veya zenginleştirin. Bunu yaparken de ortak hedefleri gerçekleştirmek için birlikte ve sizinle beraber çalışabilecek kişilerden oluşan bir ekip kurmaya ve ekibi bu şekilde yetiştirmeye dikkat edin.⁠
  3. Ekibinize, potansiyellerini gösterebilmeleri için olanak ve fırsatlar verin. Hep bana demeyin. Sizin yapabileceğiniz az riskli işleri ekip üyelerine verin ki, yaparken öğrensinler.⁠
  4. Performans ve davranış geliştirici yapıcı geribildirim vermeye ve koçluk yapmaya özen gösterin.⁠
  5. Bir lider olarak ekibinizin saygısını kazanın ve güven inşaa edin. (doğru uygularsanız 4. madde buraya çok destek olacak)⁠
  6. Bilmediğiniz konularda yardım istemekten ve soru sormaktan kaçınmayın ve ekibinizi de bu bu konularda cesaretlendirin. ⁠
  7. Yeni ve yaratıcı fikirleri canlandırmak için ‘Olursa ne olur’ simülasyonları yapın.⁠
  8. Pozitif ve yapıcı bir şekilde ‘direkt, doğrudan’ davranın ve öyle olun. Sorunları masaya getirin ki hem adreslensinler hem de çözüm üretilebilir olsun. ⁠

Bunları yapmak tabii kolay değil, eğer yeni yönetici olduysanız veya bu konularda biraz desteğe ihtiyacınız varsa, size yardımcı olmaya hazırım.

Sevgiler.

@burakakalincoaching | burakakalin@icloud.com

Çok bilgili ve becerili olan her zaman başarılı olabilir mi?

Bu yazının İngilizce versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz

Sürekli yeni şeyler öğrenmeyi istemek muhteşem bir şey. Bir konuda bir şeyler bilmediğinizi ya da az bildiğinizi biliyorsunuz yani ‘bilinçli yetersizlik’ içindesiniz, konfor alanınızda bulunuyorsunuz, siz bu alanı daha da büyütme peşindesiniz. İşte tüm bunları isteyerek yaptığınızda önünüze engel olarak çıkan, çıkacak olan şeyler size hiç de öğle gelmiyor. O engellerin ağırlığını hissetmiyoruz bile, sanki suyun içinde kaldırıyorsunuz onları. Burada suyun kaldırma kuvveti sizin yeni şeyler öğrenme isteğiniz ne kadar çok ise o kadar kuvvetli, engeller de o kadar hafif, başarı da bir o kadar yakın.

Öğrenmek herkes gibi beni de motive eden sihirli bir şey. Yeni öğreneceğim becerinin bana neler katacağını düşündükçe bu beni daha da motive ediyor.Bu sihir ne zaman biter?, biter mi?

Bu tamamen bizim kendi elimizde. Yeni şeyler denemek, öğrenmek, yaptığımız bir işi farklı yapmak, hatadan korkmamak, çalışırken yorulmadığını hissetmek, sabah ışığı ile yatağa girmek (şu sıralar blog yazarken bu bana sıklıkla oluyor), bazen yemek yemeği unutmak, bu saydıklarımı hepsini veya bazılarını kesin yaşamışsınızdır veya yaşıyorsunuzdur eminim.

Bunları hala yaşıyorsanız ne mutlu size.

Artık bu şekilde değilse yaşamınız ya da işiniz; geriye dönüp bir bakın, engelleri birer birer aştığınız anları bir düşünün, size hissettirdiklerini bir düşünün, orada ne vardı? Hangi özellikleriniz sizin yorulmadan çalışmanızı, zorlukları çok rahat aşmanızı, yeni şeyler öğrenmenizi, başarılı olmanızı sağlamıştı?

Bu arada, bunun yaşla başla ilgisi yok, enerji ile ilgisi var. Herkes çok iyi biliyor ki, eğer bir şeyi başarmayı gerçekten çok isterseniz ne olursa olsun başarırsınız, istisnası olmayan bir hayat kuralı bu. Peki bu kuralın formülü ne?

Belki biliyorsunuzdur, bu formülün içeriğindeki değişkenler ;

Continue reading “Çok bilgili ve becerili olan her zaman başarılı olabilir mi?”