Bana ‘sorunuz var mı?’ dediklerinde, farklı ne sorabilirim?

İş görüşmesi boyunca soruları genellikle insan kaynakları işe alım yöneticisi ve pozisyonun bağlı olduğu yönetici sorar, aday tarafında görüşmenin neredeyse tamamı bu soruları cevaplamakla geçer, ancak görüşmenin sonuna geldiğimizde ise adaya nezaketen “sizin sormak istediğiniz bir soru var mıdır?” diye sorulur. Bu soruya verilen cevaplar artık o kadar klişe hale geldi ki işe alımcılar bu soruyu sorduklarında içlerinden “bu mülakatta bitti, gelsin sıradaki” şeklinde düşünüyor olmaları gayet normal çünkü verilen cevaplar genelde birbirinin aynısı veya kopyası gibidir. Okumaya devam et

Sorduğum en seksi soru

Blog takipçilerim, arkadaşlarım bana özellikle bir iş görüşmesinde sorulabilecek en güzel soru hangisi diye sık sık soruyorlar. Ben de, danışanlarıma, bugüne kadarki tecrübelerime dayanarak ve özellikle masanın her iki tarafına odaklanarak düşündüğümde, sormaktan en çok keyif aldığım yani en seksi sorumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bugünkü blog yazım soru cevap şeklinde olmayacak bu arada. “Yok şu sorular sorulur, cevabı da böyle verilir” şeklinde her yerde yazılıyor çiziliyor zaten. Özgün, farklı olmak bence her işte çok değerli, soru sorarken de.

Sorulan soru eğer cevap vermeden önce sizi düşündürüyorsa, şöyle bir sallıyorsa o soru hakikatlidir, harbi sorudur, açıkçası ben bu sorular ile ilgileniyorum. 2 tane sorsan tüm görüşme biter ve yeter de zaten. Tabiki sadece soruyu sor, sonra cevabı al otur değil olay, neyse yazının tamamını okursanız anlayacaksınız ne demek istediğimi. Okumaya devam et

Bilgi, beceri ve yetenek aynı şeyler midir? Nasıl geliştirilebilirler?

Bilgi, beceri, yetenek terimleri bazen birbiri ile iç içe geçer ve sanki aynı anlamları taşıyormuş gibi kullanılabilirler. Evet birbirine karıştırması çok kolay, genelde de beraber kullanılabilirler ; ‘bu role gerçekten bilgili-becerili birisini istiyorum artık’. Hemen göze çarpmasa da üç terim de birbirinden farklıdır aslında.

Bilgi, bir konuda öğrenme, araştırma ve gözlem yolu ile elde ettiğimiz olgulardır. Mesela etkili sunum yapma ile ilgili derin bilgiye sahip olabilirim, bu etkili sunum yapabileceğim anlamına gelmez, sadece bu konuyu bildiğim anlamına gelir.

Beceri; eğitim veya tecrübe yolu ile elde ettiğimiz maharettir. Becerili olduğumuz işi ustaca yapabileceğimizi söyleyebiliriz. Mesela etkili sunum yapma örneğinden devam edecek olursak, herhangi bir eğitimi tasarlamak için ‘etkili sunum yapma’ ile ilgili becerimi sergileyebilirim. Beceriler genelde öğrenilerek edinilirler. Yani bir konudaki becerimi bilgi transferi ile geliştirebilirim.

Yetenek ise, bir şeyi yapabilme kabiliyetimizdir. Beceri ve yetenek arasında ince bir çizgi bulunur. Yetenek öğrenilmeden kazanılmış ve sahip olduğumuz bir güçtür. Mesela, sahip olduğumuz ; ‘topluluk karşısında sıkılmadan, rahat, kendimize güvenli bir şekilde konuşabilme’ yeteneği, etkili sunum yapabilme becerimizi geliştirmemize çok büyük destek olacaktır.

Bu terimleri birbiri ile karıştırarak kullanma eğilimimiz genellikle kariyerimizde bu 3 terimin de ‘olmazsa olmazlardan’ olduğu içindir. İşe alım sürecinde bilgi, beceri ve yeteneği araştırır işe alımcılar, yöneticiler çalışanlarının terfisine karar verirken yine bu üçlüye odaklanırlar, terfisi düşünülen kişi bilgili, becerikli ve yetenekli midir? Bunun için değerlendirme merkezleri yapılır.

Okumaya devam et