Skip to content

Kariyer & Yönetici Koçu | İnsan Kaynakları Danışmanı | Blogger @ London

CV Önyazısı; Kim okur ki?

24 November 2016

akalinburak

‘Kim okur ki?’ diye düşünmemenizi tavsiye ederim, çünkü özgeçmişlerin önüne yazılan, veya e-mail ile iletilen “ön yazılar” (CV Cover Letter) çok da güzel okunuyor. Ön yazının doğru ve etkileyici olarak yazılması işe alım süreciniz için olumlu bir izlenim bırakacaktır. Peki ön yazılar nasıl okunuyor? Okuyan işe alım uzmanı ve yönetici sıkılarak mı okuyor, heyecanlı bir hikayeyi okursun da devamını merak edersin gibi mi? Bu tamamen yazılan ön yazının içeriğine ve yazım stiline bağlı. Read more

Günümüzde etik ve temiz yazı yazmak

9 November 2016

akalinburak

etik-badge

Sevgili Okurlarım merhaba,

İK Bloggerları 22 Ekim 2016 tarihinde çok anlamlı bir toplantı, bir beyin fırtınası yaptılar. Toplantının öncülüğünü Melis Varan Tiftikçi arkadaşımız yaptı, katılan emek veren herkesin eline sağlık. Ben katılamadım ancak bu toplantıyı ve çıktısını takip edebildim.

Bu toplantının ilk çıktısı, bir etik manifestosu hazırlamak oldu, #ikblogetikleri

Etik İlkeleri ben de kabul ediyor ve altına imzamı atıyorum. İşte İK Blog etik kodumuz:

Özgürlük: Düşünce, üslup ve içerik özgürlüğüne saygı duyarız.

Dürüstlük: Alıntıları ve esinlenmeleri belirtiriz.

Bağımsızlık: Blogger’lıktan çıkar gözetmeyiz.

Nesnellik: Eleştirilerimizi gerekçeli ve tarafsız yaparız.

Saygı: Cinsiyet, yaş, etnik köken, din, mezhep gibi farklılıkları zenginlik olarak görür, değer veririz.

Yenilikçilik: Yenilikleri araştırır, öğrenir, geliştirir ve paylaşırız.

Bu çalışmada emeği geçen tüm ik blog yazarlarına teşekkürler.

sevgiler

Burak

Bana ‘sorunuz var mı?’ dediklerinde, farklı ne sorabilirim?

16 October 2016

akalinburak

İş görüşmesi boyunca soruları genellikle insan kaynakları işe alım yöneticisi ve pozisyonun bağlı olduğu yönetici sorar, aday tarafında görüşmenin neredeyse tamamı bu soruları cevaplamakla geçer, ancak görüşmenin sonuna geldiğimizde ise adaya nezaketen “sizin sormak istediğiniz bir soru var mıdır?” diye sorulur. Bu soruya verilen cevaplar artık o kadar klişe hale geldi ki işe alımcılar bu soruyu sorduklarında içlerinden “bu mülakatta bitti, gelsin sıradaki” şeklinde düşünüyor olmaları gayet normal çünkü verilen cevaplar genelde birbirinin aynısı veya kopyası gibidir. Read more

CV’nizin en can alıcı yerine siz ne yazmışsınız?

28 August 2016

akalinburak

CV2Bir CV’nin en can alıcı yeri neresidir? İşe alım yöneticisinin ona baktığında “evet işte bu adayı görüşmeye çağırmalıyım, tam da bu pozisyona uygun” dediği yer neresidir? En önemlisi başvurduğunuz pozisyonu başarabileceğinizi gösteren, ilgili olan meziyetlerinizi yani becerilerinizi özenle sergilediğiniz yer neresidir? Read more

Çok sık iş değiştirdim, bunu nasıl anlatacağım?

25 August 2016

akalinburak

Yazılarım için bazen çok güzel geribildirimler alıyorum bunun için çok teşekkürler, insanın daha da yazası geliyor bu geri dönüşleri aldıkça. Son olarak yazılarımı okuyan bir arkadaşım
“çok sık işten ayrılan bir kişi bunu mülakatta nasıl anlatır? çok inandırıcı bir hikayesi olsa da yani her işten ayrılma sorusuna tam ve eksiksiz cevap verse de işe alımcılar bunun kurgu olduğuna inanabilir ve kişiyi seçmezler” gibi bir yorum yaptı. Bu yorum çok yerinde aslında ve cevap verebilmem için önce “o çok sık iş değiştirmiş olan kişi” ile konuşmayı tercih derim çünkü,

herkesin bir hikayesi vardır ve her kariyerin de bir hikayesi vardır.

Read more

Üstesinden geldiğim birçok iş var aslında, başarılıyım peki neden beni mülakata davet etmiyorlar?

22 August 2016

akalinburak

Çalışırken üstesinden geldiğimiz bir çok iş var. Bunlara tamamladığımız, bitirdiğimiz, başardığımız işler de diyebiliriz. Yıllar geçtikçe bunların zorluk dereceleri daha da artar ancak biz nedense bunları CV’mize yazmak yerine CV’mizi geçmişte yaptığımız rollerin sıkıcı ayrıntıları ve sorumlulukları ile doldururuz. Sorumlu olduklarımızı yazmayı çok severiz çünkü ne kadar çok sorumluluk o kadar büyük bir iş demektir bizim için. Görev tanımımızda 0lan maddeleri yazarız da yazarız. “2 sayfa, 3 sayfa yetmez 4 sayfa olsun, aldığım eğitimleri de ilgili ilgisiz yazayım daha fazla görünsün” ki CV’yi okuyan kişi etkilensin ve “bu kişi ne kadar da başarılı, mülakata davet edelim hemen” desin.

Evet, CV sahibi olarak aklımıza gelen ilk şey “başarılı” görünmek, belki çalıştığım şirkette başarılı olduğum bana hissettirilmiyor, uzun zamandır beklediğim terfiyi alamadım ve kızgınım, bu nedenle iş arıyorum.

Read more

En zorlayıcı mülakat sorusu nedir? Neden? Nasıl cevaplanır?

11 August 2016

akalinburak

Bence en zorlayıcı mülakat sorusu “son çalıştığınız işten neden ayrıldınız?” veya “işinizden ayrılmayı neden düşünüyorsunuz?” soruları. Hakikaten de bu sorular insanı geriyor değil mi? Neden zor diyorum? Cevabı zor olduğu için değil, cevaplarken çok stratejik davranmak gerektiği için. Fazla detay tehlikeli, az detay verirseniz “acaba birşeyler mi gizliyor?” algısı yaratabilirsiniz, eski yönetici, patron hakkında olumsuz konuşma tuzağına düşebilirsiniz. İşte bu nedenler bu soruyu özellikle mülakata gitmeden önce çalışılması gerekenler sınıfına koyuyor.

Peki işverenler neden soruyorlar bu soruyu? Bazen de sorgulanıyor gibi hissediyor insan, işe alımcı gergin olduğunda karşısındaki kişi de geriliyor ister istemez. Gerildiğimiz zamanda da bu soruyu cevaplarken olduğumuz gibi olamayabiliyoruz ve bu soru otantik, kararlı, ve dürüst cevaplanması gereken tüm soruların başında geliyor, çünkü işe alımcı da bu soruya cevap beklerken tetikte, “acaba aday ne anlatacak, sakladığı birşeyler olabilir mi?”

İşverenler bu soru ile gerçekte ne öğrenmeye çalışıyorlar. İşten ayrılma konusu mülakatta kaç farklı şekilde karşımıza çıkabilir ve biz her bir farklı soruyu nasıl cevaplandırabiliriz? Neyse fazla uzatmadan, tüm bu sorulara cevapları Kariyer.Net’de dün çıkan yazımda bulabilirsiniz. Aşağıdaki linki tıkladığınızda kariyer.net bloğuna yönlendirileceksiniz.

Son işinizden neden ayrıldınız?

Buradan da belirtmek isterim; bir iş görüşmesinde işten neden ayrıldığınızı açıklarken yazıda yazdığım detayları gerçekten tecrübe ettiyseniz bahsetmeniz doğru olacaktır! Görüşmede doğru olmayan bir cevabın verilmesi kesinlikle etik değildir ve tavsiye etmem!

Sevgiler

Ego’muzun sesi, sabotörlerimize dikkat

29 July 2016

akalinburak

“Özür dilerim” veya “pardon hata yapmışım” demek. “Zırhlarımızı port-mantoya asmak” çok mu zor?

egoEn son ne zaman özür dilediniz çalışma arkadaşınızdan? En son ne zaman ekibinizin önünde bir pazartesi toplantısında hatanızı kabul ettiniz ve “pardon ben yanlış yaptım, üzgünüm” dediniz? Bunları gönülden yaptığımızda veya söylediğimizde ne olacak? Hayat daha da mı zor yoksa daha mı kolay olacak? Bundan bizi alıkoyan nedir? Read more

Gelişim alanı mı? benim mi? hiç işim olmaz.

5 July 2016

akalinburak

Gelişim alanı konfor alanımızın hemen dışında olan bir yer, farkında olsak da olmasak da tüm insanların yanıbaşında bazen bir cehennem, bazen bir bahçe, nehir, uçurum, nasıl isimlendirirsek isimlendirelim, rahat olmadığımız, öğrenmeye henüz başladığımız, tökezleyebildiğimiz, rahat hissetmediğimiz, konforsuz biryer.

Herhalde hayatta konforlu olup gelişim gösterdiğimiz tek yer ana rahmi, orası da geçici bir süre, hem zaten keyfine varamadan da çıkıveriyoruz bu konforlu alanın dışına 😊

Bunun dışında kalan zamanımızın ne kadarını ana kucağı gibi konfor alanı içinde, ne kadarını bu alanın dışında geçiriyoruz, işte başarının anahtarı burada gizli!

Read more

Uzak durma donarsın, yakın olma yanarsın!

4 July 2016

akalinburak

uzakdurmadonarsınyakınolmayanarsın2Bu yazımın başlığı aslında şaka ile karışık bir söylem. Yakından tanıdığım eski bir yöneticinin şaka ile karışık yönetim felsefesi de diyebilirim. Çalışanlar ile yöneticileri arasındaki ilişkinin temelleri üzerine yazacağım bugün, yöneticilerin çalışanlarının kişiliğini anlamaları ve buna göre davranmaları üzerine.

Bugünkü metafor “Güneş”. Yaklaşınca yanabilirsin, uzaklaşınca da donabilirsin. Mesafeni çok iyi kollaman gerekiyor. Şaka bir yana, çalışanlar ve performansları üzerine yapılan araştırmalara göre, yöneticilerin çalışanların kişiliklerini tanımaları ve bilmeleri, ve buna göre çalışanlarına yaklaşmaları, onların performanslarını olumlu anlamda yükseltmekte. Sadece performans değil, bağlılık, motivasyon gibi kavramlar da bu ilişkiden olumlu olarak etkileniyor. Read more

%d bloggers like this: