Terfi etmenin Hızlı & Öfkeli hali

fastandfuriousHemen hemen her şirkette yazılı olmasa da bir terfi sistemi, ödül yönetemi sistemi var. Kimi şirketlerde bu çok detayli bir şekilde yazili, kimilerinde patron gözlemlerine dayalı. Kimisi çok ciddi uyguluyor terfi sürecini, kimisi de yazili da olsa çok umursamıyor, “doğru bildigi kişiyi” gel sen bu işi yaparsın edersin bakış açısı ile yeni rolüne hazırlıyor. Çalışanlar da bir an önce, hızlı bir şekilde terfi etmek istiyor: “hızlı ve öfkeli” filmini andırıyor bana. Continue reading

Mutsuz çalışan yoktur.

Bu sabah metroda işime gidiyorum her gün yaptığım gibi. Şans eseri oturacak bir yer buldum, açtım kitabımı okuyorum. Okuduğum kitap ‘Her Şeyin Başı Blog’. Bu blogumun ilk yazısı, heyecan var tabii ama nereye kadar? diyorum kendi kendime ve aklıma gelenleri yazmaya başlıyorum. Bir yandan da bu kitabı okumaya başladım, blog nedir, nasıl yazılır, nelere dikkat etmek gerekir gibi sorulara çok güzel cevaplar buluyorum Salih Seçkin Sevinç’in kitabında.
Bu arada bu kitap ile de geçen haftaki MCT’nin İK Zirvesinde karşılaştım ve hemen aldım. Tamamen tesadüf, aklımda bile yoktu. Bu nedenle yazılarım da şimdilik tamamen doğaçlama olacak, konular karşıma çıktıkça, aklıma geldikçe yazacağım. Eğlenceli olacağa benziyor, doğaçlama dediysem öyle her konuda değil, sizlerle ortak noktamız İnsan Kaynakları olacak. Dile kolay 16 yıllık İK Kariyeri, şirketler, görevler, terfiler, hedefler, süreçler, sistemler, kararlar, olurlar, olmazlar, doğrular, yanlışlar, değişimler…dolmuşum tabii, bugüne kadar da hiç yazmamışım, çıkıverdi birden bire içimdeki bloglama aşkı. Bakalım göreceğiz nereye gidecek bu iş. Yine sloganım olan ‘nereye kadar?’ diyerek, uzatmadan hikayeme devam ediyorum.

Continue reading