CV’nizin en can alıcı yerine siz ne yazmışsınız?

CV2Bir CV’nin en can alıcı yeri neresidir? İşe alım yöneticisinin ona baktığında “evet işte bu adayı görüşmeye çağırmalıyım, tam da bu pozisyona uygun” dediği yer neresidir? En önemlisi başvurduğunuz pozisyonu başarabileceğinizi gösteren, ilgili olan meziyetlerinizi yani becerilerinizi özenle sergilediğiniz yer neresidir? Continue reading

Çok sık iş değiştirdim, bunu nasıl anlatacağım?

Yazılarım için bazen çok güzel geribildirimler alıyorum bunun için çok teşekkürler, insanın daha da yazası geliyor bu geri dönüşleri aldıkça. Son olarak yazılarımı okuyan bir arkadaşım
“çok sık işten ayrılan bir kişi bunu mülakatta nasıl anlatır? çok inandırıcı bir hikayesi olsa da yani her işten ayrılma sorusuna tam ve eksiksiz cevap verse de işe alımcılar bunun kurgu olduğuna inanabilir ve kişiyi seçmezler” gibi bir yorum yaptı. Bu yorum çok yerinde aslında ve cevap verebilmem için önce “o çok sık iş değiştirmiş olan kişi” ile konuşmayı tercih derim çünkü,

herkesin bir hikayesi vardır ve her kariyerin de bir hikayesi vardır.

Continue reading

En zorlayıcı mülakat sorusu nedir? Neden? Nasıl cevaplanır?

Bence en zorlayıcı mülakat sorusu “son çalıştığınız işten neden ayrıldınız?” veya “işinizden ayrılmayı neden düşünüyorsunuz?” soruları. Hakikaten de bu sorular insanı geriyor değil mi? Neden zor diyorum? Cevabı zor olduğu için değil, cevaplarken çok stratejik davranmak gerektiği için. Fazla detay tehlikeli, az detay verirseniz “acaba birşeyler mi gizliyor?” algısı yaratabilirsiniz, eski yönetici, patron hakkında olumsuz konuşma tuzağına düşebilirsiniz. İşte bu nedenler bu soruyu özellikle mülakata gitmeden önce çalışılması gerekenler sınıfına koyuyor.

Peki işverenler neden soruyorlar bu soruyu? Bazen de sorgulanıyor gibi hissediyor insan, işe alımcı gergin olduğunda karşısındaki kişi de geriliyor ister istemez. Gerildiğimiz zamanda da bu soruyu cevaplarken olduğumuz gibi olamayabiliyoruz ve bu soru otantik, kararlı, ve dürüst cevaplanması gereken tüm soruların başında geliyor, çünkü işe alımcı da bu soruya cevap beklerken tetikte, “acaba aday ne anlatacak, sakladığı birşeyler olabilir mi?”

İşverenler bu soru ile gerçekte ne öğrenmeye çalışıyorlar. İşten ayrılma konusu mülakatta kaç farklı şekilde karşımıza çıkabilir ve biz her bir farklı soruyu nasıl cevaplandırabiliriz? Neyse fazla uzatmadan, tüm bu sorulara cevapları Kariyer.Net’de dün çıkan yazımda bulabilirsiniz. Aşağıdaki linki tıkladığınızda kariyer.net bloğuna yönlendirileceksiniz.

Son işinizden neden ayrıldınız?

Buradan da belirtmek isterim; bir iş görüşmesinde işten neden ayrıldığınızı açıklarken yazıda yazdığım detayları gerçekten tecrübe ettiyseniz bahsetmeniz doğru olacaktır! Görüşmede doğru olmayan bir cevabın verilmesi kesinlikle etik değildir ve tavsiye etmem!

Sevgiler

Fırlatma öncesi tüm sistemler hazır mı?

image

Herşeye sistemsel bakmak bazen o sistemlerin, süreçlerin içinde boğulmamıza neden oluyor. Meta bakış açımız köreldiğinde, bir adım ilerisini görememe tehlikesi ile karşı karşıya kalıyoruz. Sistemler yaratılmak ve değişmek için detayla ihtiyaç var katılıyorum ancak herbir sistemin dokunduğu diğerlerini görmek ve sistemler ağına holistik bakmak değişimden ziyade dönüşüm yaşayabilmek için çok önemli ve kritik. Tırtılın bir adım öteye geçip metamorfoz geçirmesi gibi, kurum ve şirketlerin de dönüşmesi için içinde olunan sistemler bütününe meta bakış yapmaları şart. Heleki atılım yapmayı bekleyen, fırlatma rampasında olan bir uzay mekiği iseniz tüm sistemlerinizin birbiri ile uyumlu işleyip işlemediğine emin olmalısınız; bu hedefe ulaşmak ve sürdürülebilir bir başarı için şart!

Bugün İK Sistemlerinin en gözdesi, herkesin ilk göz ağrısı, tüm çalışanların dilinden düşmeyen, neredeyse her gün, her saat iyi kötü hatırlanan (daha da uzatırdım ama sıkıntı vermek istemem) nam-ı meşhur terfi sisteminden bahsedeceğim.

Continue reading

Sorduğum en seksi soru

Blog takipçilerim, arkadaşlarım bana özellikle bir iş görüşmesinde sorulabilecek en güzel soru hangisi diye sık sık soruyorlar. Ben de, danışanlarıma, bugüne kadarki tecrübelerime dayanarak ve özellikle masanın her iki tarafına odaklanarak düşündüğümde, sormaktan en çok keyif aldığım yani en seksi sorumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bugünkü blog yazım soru cevap şeklinde olmayacak bu arada. “Yok şu sorular sorulur, cevabı da böyle verilir” şeklinde her yerde yazılıyor çiziliyor zaten. Özgün, farklı olmak bence her işte çok değerli, soru sorarken de.

Sorulan soru eğer cevap vermeden önce sizi düşündürüyorsa, şöyle bir sallıyorsa o soru hakikatlidir, harbi sorudur, açıkçası ben bu sorular ile ilgileniyorum. 2 tane sorsan tüm görüşme biter ve yeter de zaten. Tabiki sadece soruyu sor, sonra cevabı al otur değil olay, neyse yazının tamamını okursanız anlayacaksınız ne demek istediğimi. Continue reading

Denemek ve hata yapmak konusunda ne derece başarılısınız?

Havuç-Sopa yaklaşımının çöküşü milenyum nesli ile hızlandı. İşe girerken adaylar artık, “kendi kararlarımı ne derece verebileceğim”, “nekadar serbest olabileceğim” gibi sorular sorarak kurum kültürünü test ediyorlar. Bu özellikler beraberinde hata yapmayı getirdiği için şirketler hala buna sıcak bakmıyor. Çünkü hata eşittir kaybedilen zaman ve kazanç.
Malesef hala performansı ölçmede en önemli faktör, hata yapmamak, yani verilen performans hedeflerini harfiyen uygulamak, zamanında yapmak, bitirmek. Hata yaparsak ne olur, zamanında ve istendiği şekilde bitmez hedefler, ozaman hataya yer yok mesajı veriyor bu sistem çalışanlara. Bu sistem artık işlemiyor çünkü hatasız olmak zorunluluğu çalışanların performansını da limitliyor sonra da yok efendim hadi atılım yapalım, rakiplerimizi aşalım geçelim. Bekle geçersin! Continue reading

Kültürel uyum ; doğru kişiyi işe almanın püf noktası

cultural fit

5 gün önce okuduğum, entrepreneur.com’ da çıkmış bir makaleden özetle, doğru kişiyi işe almak neden önemli?

Bu yazının İngilizcesi için : Cultural fit ; the key to hiring the right people

30 secrets to hiring the right people

Girişimci kişilerin işe alım konusuna ne kadar önem verdiklerini gösteren bir makale. Herhangi bir işletmenin başarısını çalışanların kalitesinin oluşturduğunu söylemek kolay ancak çalışan kalitesi, şirket içinden veya dışından, doğru kişileri seçmek ve onları doğru işe yerleştirmek ile başlıyor, bu da hiç kolay değil. Özellikle çalışan sayısı bakımından küçük şirketler, işe alım konusunda ciddi uzman olabiliyorlar. Neden mi? Çünkü, kötü bir işe alım yapmak gibi bir lüksleri bulunmuyor.

Küçük işletmelerde, bir tek kötü işe alım kararı bütün bir ekibin motivasyonunu ve dolayısı ile performansını olumsuz etkilemesi çok kolay.

Bu durumda, özellikle küçük işletme sahiplerinin, doğru işe alım kararı vermeleri şirket performanslarını olumlu etkileyebilecek çok  önemli bir etken.

Makalede, kaliteli adayları işe almak için bilgi, beceri ve tecrübe gibi genelde öncelikli olan konulardan daha farklı yerlere odaklanmak gerektiğinden bahsedilmekte.

Bence doğru bir bakış açısı. Hayatta veya işte başarılı olan kişilerde de salt bilgi beceri ve tecrübeden fazlası var. Artık günümüzde bilgi-beceriye ulaşmak hiç zor değil, peki zor olan ne o zaman? Continue reading